1
 


Zonê Ma/Kırmancki Qesebend - Sözlük




         




Pêrine/Hepsi/Alles  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki


 ç   ğ   ı   ş   â   ê   î   û   İ   Ç   Ğ   Ş 




 A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z 

 |<  <  >  >| 

24114 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 

TürkceZonêMa/Kirmancki
1) acılık 2) keskinlik 3) sivrilikthuzêni (thujêni), thuziye (thujiye)
1) acele, tezlik 2) yüksek ateşten dolayı titremelerze [d.] [tıbbi → 2] (lerza mı esta - acelem var)
1) ad 2) ünnam [Far.]
1) adım 2) an, esnagame [d.]
1) adamın haberi geldi ki, öldürülmemiş 2) adamın öldürülmediği, kaçtığı haberi geldi xebera mormeki amê ke, nêkişiyo, remo
1) adam, bay 2) insan 3) bayan insan 4) akraba mordem/e [e./d.]
1) adamlık 2) insanlık, 3) bayan insanlık 4) akrabalık mordemêni (mordemiye)
1) adi, değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan 2) aşağılık, alçak 3) bayağı adi [sıf.] [Ar.]
1) aforoz, darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama 2) hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezasıafaroz [e.] [Rum.]
1) akıl almak, fikir almak 2) bir şeyden ders almak, ders çıkarmakaqıl guretene (aqıl cên-, aqıl guret-, aqıl -cêr-, aqıl bıcê! )
1) akıl erdirme, anlama yeteneği, anlayış 2) erişme, ulaşma 3) algı, algılama idrak [Ar.]
1) akıllı olan, zeki olan 2) akıl veren 3) yol gösteren aqıldar
1) akıllılık, zekilik 2) yol göstericilik aqıldarêni
1) ak, beyaz, beyazımsı, 2) temiz, dürüstşis (şis) [sıf.]
1) akçe, küçük gümüş para 2) her tür madenî para, akçaaxçe
1) alış! 2) öğren! cı muse!
1) alıştır! 2) öğret! 3) göster!cı musne!
1) Alevi rehber, Rah-ı hak rehberi (rayberê raa heqi), hak yolu rehberi, hakikat yolu rehberi 2) Rehber, kılavuz, yol gösteren 3) bir erkek ismiRayber [e.] [din. → 1, Rayberê raa heqi]
1) alevilerin ve bektaşilerin toplu halde ettikleri ibadetin adı 2) günün yarısı, öğün 3) hükümdar, şah 4) bir erkek ismi 5) toplama, bir araya getirme Cem [e.] [din. → 1] [Far. → 3,4]
[Ar. → 5]
1) alevilikte ergenlik, evlilik ve musahiplik gibi çeşitli yaşam döngülerindeki ikrar 2) saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme, bildirme, benimseme, onama, kabul, tasdikiqrar [din. → 1] [Ar.] (bê iqrar bımane! - ikrarsız kalasın!)
1) altın renkli 2) bir kız ismiZergune [d.] [Far.]
1) altın saçıcı 2) bir kız ismiZerefşane [d.] [Far.]
1) altın taç 2) bir kız ismiZerrintaçe [d.] [Far.]
1) altın tel, sırma 2) bir kız ismiZerrişte [d.] [Far.]
1) altına vuruyor 2) altına koyuyor 3) altına dayıyorşaneno bıne
1) altınla süslenmiş 2) bir kız ismiZerrinkare [d.] [Far.]
1) alta doğru hareket eyliyor 2) içe doğru boşaltıyor, içine döküyor 3) batırıyor, gark ediyor, içe gömüyor keno tıro
1) alta koyuyor, altına yerleştiriyor 2) alta ekliyor, altına ekliyorkeno bıne
1) altüst etme, gelişigüzel davranma 2) yiyip içip sorumsuzca gezmexo ser xo bın ra kerdene
1) am(m)a, fakat 2) hâlâ, halen 3) hemen, aynı anda, vakit geçmeden, gecikmedenhama
 |<  <  >  >| 

24114 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 





Pêrine/Hepsi/Alles  |  Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  |  Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  |  English-Zonê Ma/Kırmancki






Copyright © D.E.Z.D.











powered in 0.01s by baseportal.de
Erstellen Sie Ihre eigene Web-Datenbank - kostenlos!