1
    
 


Zonê Ma/Kırmancki Qesebend - Sözlük
Pela Seri/Home  |  Pêrine/Hepsi/Alles/All  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  | Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  | English-Zonê Ma/Kırmancki  |  Fêlê/Fiiller/Verben/Verbs  |  Qeydi veng/Ses kayıtlı/Audio  |  Gramer/Grammatik/Grammar  |   Forum  |  Ad-On's  |                 Bexş/Bağış/Spenden/Donate  







Pêrine/Hepsi/Alles  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki


Serbest Arama:
 ç   ğ   ı   ş   â   ê   î   û   İ   Ç   Ğ   Ş 



16642 Zonê Ma/Kırmancki ARAMA Kelimeleri





 A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z 

 |<  <  >  >| 

 <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 

TürkceZonêMa/Kirmancki
1) dalga 2) yayın (radyo, TV vs. yayını)phêl
1) damat 2) enişte 3) kayınbirader 4) bacanakzama [e.]
1) delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, kevgir, süzgeç, filtre 2) uzun saplı yayvan ve delikli kepçekefgir [e.] [Far.]
1) demir 2) bir erkek ismiasın [e.]
1) deniz, büyük nehir 2) bilgili kimse 3) bir şeyin bol olduğu yer 4) bir kız ismiDerya [e.] [Far. → Orta Far. → Avesta]
1) derviş 2) kutsal 3) bir erkek ismiDewrês (Dewrêş) [e.] [sıf.]
1) dikkat 2) bir erkek ismiHadar [e.]
1) doğru olmak, gerçek olmak 2) düzelmek 3) yolculanmak, yola koyulmak 4) yerinde doğrulmakraşt biyene
1) doğru, geçerli 2) sağraşt (rast) [sıf.] [Far.]
1) doğrultmak 2) düzeltmek 3) gerçekleştirmek 4) yolcu etmek, uğurlamak raşt kerdene (ken- raşt, kerd- raşt, raşt ker-)
1) doldurmak 2) dikmekdekerdene (ken- de, kerd- de, deker- ) [f.]
1) domuz 2) yaramaz, haylaz 3) katı yürekli, kötü düşünen, gaddar 4) kurnaz, içten pazarlıklı olan 5) şaka yollu söylenen bir sözxınzır [Aram./Süry. → Akat.]
1) dökmek 2) parçalara ayrışmak, çözüp parça haline getirmek 3) heder olmak, karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olmaçırç biyayene (çırç ben-, çırç biya-, çırç -b- ), çarç biyayene
1) dövsün 2) girsin, girdi bıkuyo [e./d.] (1) a wayê xo bıkuyo - o ablasını dövsün 2) a wazena ke bıkuyo klubê spori - o spor klübüne girmek istiyor)
1) dünya 2) bir kız ismiDina, Sinya [d.] [Ar.]
1) dünya, felek 2) zaman 3) talih, yazgı 2) Devran, bir erkek ismidewran [e.] [Ar.]
1) dürtmek, itmek 2) yakalamak, tutmakpırakuyıtene (kuynen- pıra, kuyıt- pıra, pırakuy- ), pırakuyayene [f.]
1) Düzgün Baba dağı, ziyaretgah. 2) bir erkek ismiDuzgın [e.]
1) ekim, tarım, ziraat 2) tohum, çekirdekberze, bezre, bezra, bezle
1) eller 2) ova yolcusudeşti
1) Elma. Birliğin ve dayanışmanın sembolüdür. En ağır yemin ve ritüellerde, kırmızı elma kullanılır ve elmaya ikrar verilir. Müsahiplik, kirvelik rituellerinde niyaz ile birlikte elma kullanılır. Nikah kıyılırken (mor birnayene) elma bulundurulur. Ölen bekar erkeğin eline elma konur ve öyle gömülür. 2) bir kız ismisaye [d.] [bot.]
1) en 2) ilk önce 3) katılma, katma, katkı 4) içinde, içine 5) hattatewr
1) enişte 2) kayınbirader 3) bacanakxınami [e.]
1) erkek kardeş, abi, birader 2) bir erkek ismiBıra
1) erken 2) hızlı, çabukrew
1) erken erken 2) hızlı, hızlı, rew rew
1) erken yap 2) hızlı yaprew ke
1) ev 2) aileçê, ke [e.] (4)
1) evren, âlem 2) dünya 3) bir erkek ismiCihan [e.] [Far.]
1) farkına varmak 2) (birşeyin içine, yere) düşmek, çökmekpırogınayene (pırogınen-, gına pıro, bıpırogn- )
 |<  <  >  >| 

 <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 





Pêrine/Hepsi/Alles  |  Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  |  Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  |  English-Zonê Ma/Kırmancki






Copyright © D.E.Z.D.











powered in 0.04s by baseportal.de
Erstellen Sie Ihre eigene Web-Datenbank - kostenlos!