1
 


Zonê Ma/Kırmancki Qesebend - Sözlük




         




Pêrine/Hepsi/Alles  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki


 ç   ğ   ı   ş   â   ê   î   û   İ   Ç   Ğ   Ş 




 A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z 

 |<  <  >  >| 

24075 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 

TürkceZonêMa/Kirmancki
1) beyaz ekmekler 2) beyaz ekmeğinonê sıpey
1) bez, çaput, paçavra 2) bez veya kumaşın küçük parçası paçik
1) bilimci olmak, bilim adamı olmak 2) bilen olmak, bilgili olmak, bilgili kişi olmak, bilgin olmakzanaoğ/e biyene [e./d.]
1) bilimci, bilim adamı 2) bilen, bilgili, bilgili kişi, bilginzanaoğ/e (zandoğ/e, zonaoğ/e) [e./d.]
1) bilimciler, bilim adamları 2) bilenler, bilgili kişiler, bilginler zanaoği [ç.]
1) binmek 2) korku (hayranlık, yorgunluk) uyandırmakero cı niştene (nişen- ro cı, nişt ro cı, ero cı niş- ) [f.]
1) bir şeyi bir şey sayma 2) saygınlık, borç ödemede güvenilir olma durumuitibar (tibar, tivar) [Ar.]
1) bir çiçek türü 2) Gül, bir kız ismiGule (Gul) [d.] [Far. → Orta Far.] [bot.]
1) bir araya koyuyor 2) birbirine ekliyorkeno pêser
1) bir erkek ismi 2) yalın ayak 3) musahibi olmayanlar için kullanılan bir terimWarway (Werway) [e.]
1) bir erkek ismi 2) yukarıya ait Corin [e.]
1) bir eve çok gelen kimse 2) Kamber, bir erkek ismiQemer, Qember [e.] [Ar.]
1) bir kız ismi 2) bağda üzüm teveği sıralarından her biriBarane [d.]
1) bir kız ismi 2) kutsal mekan, kutsal yer Sabe [d.] [din.]
1) bir kız ismi 2) yukarıya aitCorine [d.]
1) bir kere, en azından (bir kerecik), hiç olmazsa (bir kere), hiç değilse, o hâlde, öyleyse, keşke 2) bir yük dolubarê [Far.]
1) bir tane daha 2) başka bir(i), biri(si) daha jûna (jewna, zewna) [d.], yewna [e.]
1) bir çeşit çengelli büyük bıçak 2) yolda, gelirken/giderken, dışarıda, açıkta, açık havadatebera
1) bir çok, çok çok 2) epey, epeyce, epeycene, oldukça, haylixeylê (xelê) (1)
1) biraz 2) bir tanehebe
1) birbirine geçirmek 2) birbirine karıştırmak têfiştayene (têfistayene) [f.]
1) birbirine geçmek 2) birbirine düşmek (arası bozulmak) têkotayene (têkotene, têkewtene)
1) birbirine vuruyor, birbirine çarpıyor 2) birbirine dayıyor, birbirine çatıyor 3) birbirine katıp karıştırıyor şaneno pê
1) birbirini, birbirine 2) ile, -lı, aracılığıyla, vasıtasıyla
1) birine dayamak, birine yaslamak 2) laf dokundurma, birine yüklenme, birine bindirmecı darıtene
1) birini başkasına karşı kışkırtma 2) ödeşme, razı olma 3) 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimifit [Ar. → 1; İng. → 2, 3]
1) birisine küfür ediyorlar 2) birisine küfür ediyorsunuzcı ra xeveri (xeberi) danê
1) birisine küfür ediyorsun (sen) 2) birisine küfür ediyorsun (dişil)cı ra xeveri (xeberi) dana [d. → 2]
1) bitir! tamamla! 2) baş et! üstesinden gel!bas bıke! (bas ke!)
1) bitirme, sona erdirme, tamamlama 2) üstesinden gelme, hakkından gelmebaş kerdene
 |<  <  >  >| 

24075 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 





Pêrine/Hepsi/Alles  |  Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  |  Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  |  English-Zonê Ma/Kırmancki






Copyright © D.E.Z.D.











powered in 0.06s by baseportal.de
Erstellen Sie Ihre eigene Web-Datenbank - kostenlos!