1
 


Zonê Ma/Kırmancki Qesebend - Sözlük




         




Pêrine/Hepsi/Alles  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki


 ç   ğ   ı   ş   â   ê   î   û   İ   Ç   Ğ   Ş 




 A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z 

 |<  <  >  >| 

24323 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 

TürkceZonêMa/Kirmancki
1) başarmak 2) alışmak 3) kazanmak, yenmekser kewtene (kotene)
1) baştan başa, bir uçtan bir uca 2) büsbütün, bütün yüzeyseraser
1) baba, babacık 2) abi, büyük kardeş (saygı olarak) 3) bir erkek ismi Bakıl [e,]
1) bacak 2) bir kız ismişeqe (seqe, saqe, çaqe) [d.] [anat.] (2)
1) bacak, üst bacak, uyluk (kalça ile diz arasında kalan üst bacak kısmı) 2) diz (Varto)qor (qoro qalınd) [e.] [anat.]
1) bacaklı, bacağı olan 2) bacakları uzun olan, uzun boylu beşeqe (beseqe, besaqe, beçaqe) [sıf.]
1) bacaksız, bacağı olmayan 2) bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur bêşeqe (bêseqe, bêsaqe, bêçaqe) [sıf.]
1) bacaksızlık, bacaksız olma durumu 2) bacakları kısa olma durumubêşeqêni, bêşeqiye (bêseqêni, bêseqiye, bêsaqêni, bêsaqiye bêçaqêni, bêçaqiye)
1) bahse girmek, iddiaya girmek 2) başa çıkmakbas (behs) kotene
1) bak 2) kontrol et 3) besle qaytê cı be (ve)
1) bakıyor 2) seyrediyor, izliyor seyr keno (1)
1) bakmak 2) kontrol etmek 3) beslemekqaytê cı biyayene
1) bal süzüldükten sonra kalan şey, bal mumu 2) harmanlanmış ot, harmanlanmış ot yığını çêç [e.]
1) bana seslendi 2) bana yanıt verdiveng da ((e)ra) mı (1)
1) basmak 2) bindirmek, sırtına yüklemekero cı nayene (nan- ro cı, na- ro cı, ero cı n- ) [f.]
1) batırıyor, sokuyor, saplıyor 2) geçirerek koyuyor, geçirerek takıyor keno pede
1) bataklık, sululuk 2) tarz, üslup, konuşma biçimi 3) orospuşore [d.]
1) bay, erkek, adam 2) yiğit, cesurcamord (camerd, ciamord, ciamerd, cüamerd, ciwamerd) [e.]
1) bazı, bazıları, bazısı, kimi, kimisi, kimileri 2) az dahatayê [belgisiz sıf.] (tayê estê ke nêtersenê - bazıları var hiç korkmuyor)
1) bebek 2) beşikderguş (dergus)
1) bebekler için kullanılan ve yasaktır anlamında bir deyim 2) çocuk dilinde zararlı olanbuv (cız)
1) bedel 2) gezgin derviş 3) dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimseabdal [e.] [Ar.]
1) bekâr (evlenmemiş kimse) 2) ergin (yetişkin)azeb/e [sıf. → 1]
1) belli belirsiz 2) belli olmayan, belirsizbeli u bêliman
1) ben böyle yapıyorsam, sebep değildir ki siz bana diyesiniz "kötüdür" 2) benim böyle yapıyor olmam, bana kötü demenize sebep değil ez ke nia kenane (ken, kon) sebeb niyo ke şıma mırê vacê "xırabıno"
1) ben büyük oldum, ben büyüdüm 2) ben daha yaşlı oldum ez biyane pil
1) ben büyük oluyorum, ben büyüyorum 2) ben daha yaşlı oluyorumez benane pil
1) ben döküyorum 2) ben parçalara ayrıştırıyorum, ben çözüp parça haline getiriyorum ez çırç kenane (kon) (ez çarç kenane)
1) ben gittim (geçmiş zaman, geçişsiz)ez şiyane (şüne, şine)
1) ben götürüyorum 2) ben oluyorum ez benane (ben)
 |<  <  >  >| 

24323 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 





Pêrine/Hepsi/Alles  |  Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  |  Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  |  English-Zonê Ma/Kırmancki






Copyright © D.E.Z.D.











powered in 0.01s by baseportal.de
Erstellen Sie Ihre eigene Web-Datenbank - kostenlos!