1
 


Zonê Ma/Kırmancki Qesebend - Sözlük




         




Pêrine/Hepsi/Alles  | Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki


 ç   ğ   ı   ş   â   ê   î   û   İ   Ç   Ğ   Ş 




 A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z 

 |<  <  >  >| 

24075 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 

TürkceZonêMa/Kirmancki
1) atmak 2) yalan söylemekeştene (erzen-, eşt-, -erz- ) [f.]
1) ay (gökyüzü), 2) ay (takvim ayı) 3) bir kız ismiAşme (Asme, menge) [d.] [astron.]
1) ayıp, utanç veren 2) toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış 2) kusur, eksiklik ay(ı)v (ayıb) [sıf. → 1]
1) ayırıyor, ayrıştırıyor 2) didikliyor keno cêra
1) ayak 2) beraber(inde), birlikte pa [d.] [Far.]
1) aydınlık, ışık 2) bir kız ismiSewle (sewliye)
1) ayna, 2) ışıldaklılık
1) ayva 2) güvebêye [d.] [bot.]
1) azaltıyor 2) hafifletiyorkeno şenık
1) açı (birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye) 2) görüş, bakım, yön, anlayış biçimiaçi [mat. → 1]
1) açıkgöz 2) eminçust [sıf.] (1)
1) bırakıp gitmek, vazgeçmek, geri bırakmak, boş vermek 2) ayrılmakcaverdayene (ca verdan-, ca verda-, ca verd- ) [f.]
1) bırakmak, salmak, salıvermek 2) boşamak raverdayene (verdan- ra, verda ra-, raverd- ) [f.]
1) bağımsız, serbest, müstakil, kendi başına, yalnız başına 2) bir erkek ismiXoser [sıf.]
1) Bağır dağı. Pülümür-Kiği arasında, üzerinde göl bulunan kutsal dağ. 2) bir kız ismiBağıre [d.] [din.]
1) bağırmak, çağırmak 2) küreklemekhuye kerdene
1) bağ/asma kütüğü 2) şahane, harika, enfes, süper, hakiki, halis, el değmemiş 3) genç/yenirez [e., sıf] [Far.]
1) bağda üzüm teveği sıralarından her biri 2) bir erkek ismiBaran [e.]
1) baş-başlangıç (zamansal) 2) ilerisi (mekânsal)verêndiye
1) başarmak 2) alışmak 3) kazanmak, yenmekser kewtene (kotene)
1) baştan başa, bir uçtan bir uca 2) büsbütün, bütün yüzeyseraser
1) bacak 2) bir kız ismişeqe (seqe, saqe, çaqe) [d.] [anat.] (2)
1) bacaklı, bacağı olan 2) bacakları uzun olan, uzun boylu beşeqe (beseqe, besaqe, beçaqe) [sıf.]
1) bacaksız, bacağı olmayan 2) bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur bêşeqe (bêseqe, bêsaqe, bêçaqe) [sıf.]
1) bacaksızlık, bacaksız olma durumu 2) bacakları kısa olma durumubêşeqêni, bêşeqiye (bêseqêni, bêseqiye, bêsaqêni, bêsaqiye bêçaqêni, bêçaqiye)
1) bahse girmek, iddiaya girmek 2) başa çıkmakbas (behs) kotene
1) bak 2) kontrol et 3) besle qaytê cı be (ve)
1) bakıyor 2) seyrediyor, izliyor seyr keno (1)
1) bakmak 2) kontrol etmek 3) beslemekqaytê cı biyayene
1) bal süzüldükten sonra kalan şey, bal mumu 2) harmanlanmış ot, harmanlanmış ot yığını çêç [e.]
 |<  <  >  >| 

24075 Kayıtlar bütün:  <<  301  331  361  391  421  451  481  511  541  571  >> 





Pêrine/Hepsi/Alles  |  Türkçe-Zonê Ma/Kırmancki  |  Deutsch-Zonê Ma/Kırmancki  |  English-Zonê Ma/Kırmancki






Copyright © D.E.Z.D.











powered in 0.04s by baseportal.de
Erstellen Sie Ihre eigene Web-Datenbank - kostenlos!