| Türkce | ZonêMa/Kirmancki |
| vızıldatmak | vıznayene (vıznen-, vızna-, -vızn- ) [f.] |
| vızıldatmak, çınlatmak (kulak) | vıngnayene (vıngnen-, vıngna-, -vıngn- ) [f.] |
| vızıltılı vınlatıyor | fino vıngayene |
| vızıltılı vınlatıyor | fino vıngnayene |
| vızlıyor, hışıldıyor (rüzgar) | kerdo guve guve |
| vaşak | pısınga yabani [zool.] |
| vaat etmek | wad kerdene |
| vah be!, vah halime! vah, nerde o eski günler! (ağrı ve acı bildirir) | way lemın(ê) (2) |
| vah yavrum, baban kurban olsun anlamında | bao gori |
| vah! vah vah! eyvah! | wax! (wax wax!) |
| vahşi, yabani | wehşi [Eski Far. → Orta Far.] |
| vajina, cinsel organ | kısi (kışi, kıse, kesa) [anat.] |
| vakit geçiriyoruz | waxto viarnenime ra |
| vakit geçirmek, zaman geçirmek | dem derbaz kerdene |
| vakit geçmeden | hona ke waxt nêverd ra |
| vaklamak | vaknayene (vaknen-, vakna-, -vakn- ) [f.] |
| vakti gelmek, eceli gelmek | mergê ... amayene (ecele... amayene) |
| vallah! | valla! ulla! wulla! |
| vallahi billahi! | Eli Oli! |
| vallahi! | ulayi! |
| Vanuatu | Vanuatu [coğ.] |
| Vanuatu Vatusu | Vatuyê Vanuatuy |
| var olan, mevcut | estoğ/e [e./d.] |
| var olanlar, mevcut olanlar | estoği [ç.] |
| var olanlar, mevcut olanlar, bulunurlar | estê [ç.] |
| varolmak, mevcut olmak | esti biyayene [f.] |
| varsayım | ferz kerdene |
| Varto (Zonê Ma/Kırmancki konuşan alevilerin yerleşim yeri) | Gımgım [e.] [coğ.] [tar.] |
| Varto / Yukarı İçmeler | Reqasa Cori (Gımgım) [coğ.] |
Varto'lu (Beşikkaya) halk ozanı. 7 çocuklu bir ailenin tek erkek çocuğu. 6 çocuk babası. Alabalık işi ile uğraşıyordu. 2012 yılında “Gula Xızıre” adlı kitabı yayınladı.
“Aşık olmazsan ozan olamazsın. Aşkın ateşinde yanmazsan bir şeyler üretemezsin, yanacaksın ki bir şeyler üretebilesin yoksa üretemezsin” demişti. | Hıdır Baş Çelik (Gımgım, Muskan, 1955 - 2023) [tar.]
|